Türk tiyatrosunun en önemli isimlerinden biri olan Haldun Dormen, kariyeri boyunca sahneye koyduğu oyunlar ve canlandırdığı karakterlerle hem tiyatroseverlerin hem de eleştirmenlerin takdirini kazanmıştır. 1928 yılında İstanbul'da doğan Dormen, sanat hayatı boyunca birçok ödül kazanmış, sahneye olan tutkusunu genç nesillerle paylaşarak Türk tiyatrosunun gelişimine katkıda bulunmuştur. Unutulmaz rollerinin yanında, birçok sanat dalına olan hayranlığı ve bu alanlardaki yetkinliğiyle de adından sıklıkla söz ettirmiştir. Bu yazıda, Haldun Dormen'in sahnedeki deneyimlerini ve unutulmaz rollerini mercek altına alacağız.
Dormen, tiyatroya olan ilgisini daha çocuk yaşlarda keşfetti. İlk sahne deneyimini 1940’ların başında, İstanbul Üniversitesi'nde öğrenciyken yaşadı. Devamında çeşitli tiyatro gruplarında yer aldı ve kısa süre içerisinde doğal yeteneği ve sahne ışığı ile dikkat çekti. 1950'lerde Yıldız Kenter ile birlikte 'Kenterler Tiyatrosu'nu kurarak profesyonel tiyatro hayatına adım attı. Bu dönemdeki ilk büyük çıkışı, Ferhan Şensoy'un yazdığı ve oynadığı "Ferhunde" adlı oyunda aldığı roldü. Bu oyun, genç Dormen için bir dönüm noktası oldu ve kendini ifade etme biçimini şekillendirdi.
Dormen’in kariyerinin dönüm noktalarından biri 1960'larda sahneye koyduğu "Hisseli Harikalar Kumpanyası" oldu. Bu eser, hem yurt içindeki hem yurtdışındaki ticari başarılarıyla hatırlanıyor. Oyun, Dormen’in ustalığını ve yeteneğini daha geniş kitlelere tanıttı. Bu dönemdeki performansları, seyircilerinin kalbinde derin bir yer edindi. Dormen, yalnızca rolüyle değil, sahne arkasındaki yönetmenlik yetenekleriyle de dikkat çekti. Teatromanya'dan "Küçük Şeyler" oyununda sergilediği performans, onu Türkiye'de Tiyatro Yönetmenliği konusunda bir otorite haline getirdi. Oyun boyunca sergilediği içten duygusal ifadeleri ve sahne hâkimiyeti, ona pek çok ödül getirdi.
Sanatçının kariyeri boyunca gündeme gelen bir başka önemli iş ise, "Sakıncalı Cinsiyet" adlı oyunda canlandırdığı karakterdir. Bu rolde, toplumsal tabulara ve cinsiyet rolleri üzerine keskin eleştiriler getirirken, seyirciye düşündürücü bir deneyim sunmasını başarıyla sağladı. Dormen, kişisel olarak bu oyun süresince cinsiyet eşitliği, özgür irade ve bireysel kimlik konularında önemli mesajlar verdi ve toplumsal bir değişim yaratma konusunda büyük bir etki yarattı.
Haldun Dormen’in kariyerinde "Küçük Prens", "Kral Lear" gibi dünya klasikleri de önemli bir yer tutmaktadır. Bu eserlerdeki performansları, sadece Türk tiyatrosunun değil, dünya çapında da bir etki yaratmış ve kendisine birçok ödül kazandırmıştır. Kral Lear rolündeki derin karakter analizi ve sahne üzerindeki duruşu, seyircilerde unutulmaz bir etki bıraktı. İki saat süren bu oyun, izleyicileri adeta kendine çekerek sahnenin büyüsüne kaptırmayı başardı.
Çeşitli televizyon dizileri, sinema projeleri ve diğer sanat dallarında da yer alsa da, Dormen’in kalbinin her zamanki gibi tiyatroda olduğunun altını çizmek önemlidir. Onun için sahne, hayatın gerçek yansımasıydı. Yaşadığı her deneyimi sahne üzerinden aktarmaya, bu sayede izleyici ile bir bağ kurmaya çabaladı. Bu bağ, izleyicilerinin yalnızca bir seyirci olarak kalmamasını, aynı zamanda kendisine bir parça katmasını sağladığı gibi, Türk tiyatrosunun gelişimine de katkıda bulundu.
Haldun Dormen, yıllar boyunca sahnede geçirdiği dolu dolu yıllar ve etkileyici performanslarıyla Türk tiyatro tarihine adını altın harflerle yazdırdı. Hayatı boyunca benimsediği ilke ve değerlerle, genç sanatçı adaylarına ilham kaynağı oldu. Sahnedeki varlığı, izleyicilerinin kalbinde ve zihinlerinde hep yaşayacak. Haldun Dormen'in sahne kariyerinin getirdiği derin etki, ışığı hiç sönmeyecek bir yıldız olarak Türk tiyatrosunun geleceğine ışık tutmaya devam edecek.